Gıda Fiyatları; Kim Sorumlu?

Cevap gönder

Onay kodu
Görünen kodu tam olarak girin. Tüm harfleri büyük ya da küçük olarak yazabilirsiniz.
İfadeler
:D :) ;) :( :o :shock: :? 8-) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen: :geek: :ugeek:

BBCode AÇIK
[img] AÇIK
[url] AÇIK
İfadeler AÇIK

Başlık incelemesi
   

Bir veya daha fazla dosya eklemek istiyorsanız lütfen alttaki açıklamaları doldurun.

Ek başına en yüksek dosya boyutu: 256 KiB.

Geniş görünüm Başlık incelemesi: Gıda Fiyatları; Kim Sorumlu?

Gıda Fiyatları; Kim Sorumlu?

gönderen Bilal ÖZDEMİR » Cmt Şub 28, 2026 8:39 am

Gıda Fiyatları; Kim Sorumlu?
26 Şubat 2026
Sevgili okurlar,

İktidarın yirmi beş yıldır en iyi yaptığı şey, olumsuzluklar karşısında sanki muhalefetteymiş gibi davranmak. Olumlu olan her şeyi kendi hanesine yazarken, olumsuz olanlardan toplumun farklı kesimlerini sorumlu tutuyor. Örneğin muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek odaları, esnaf odaları, sanayiciler hatta köylüler olumsuzlukların ta kendisini oluşturuyorlar. Tek masum olan ise bu politikaları oluşturan ve uygulayan iktidar! Bu konuda öyle başarılılar ki, toplumun bazı kesimleri söz konusu politikaların muhalefet tarafından uygulandığına ya da sebep olduğuna gerçekten inanıyor.

Yüksek enflasyon-faiz-işsizlik

Tarım ve gıda politikaları da bunlardan azade değil. Türkiye uzun süredir yüksek enflasyon, yüksek işsizlik, yüksek faiz ve bastırılmış döviz politikalarının kıskacında bulunuyor. Emekçileri adeta bir tırtıl gibi kemiren yüksek enflasyon bir türlü yüzde yirminin altına düşmüyor. Bu yılın tahmini enflasyonu da son güncellemelere göre yüzde yirminin üzerinde çıkacak. Avrupa’nın en yüksek enflasyonuna sahip ülke olma liderliğini hiç bırakmıyoruz. Savaşta olan Rusya ve Ukrayna’nın yıllık enflasyon rakamları yüzde onun altında seyrediyor. Bizim aylık enflasyonumuz birçok AB ülkesinin yıllık enflasyonundan daha yukarıda.

Taklit ürünler enflasyonu düşürüyor

Gıda enflasyonundan hiç bahsetmeyelim bile diyeceğim ama bahsedelim bence. Türkiye’nin yıllık gıda enflasyonu genel enflasyonun da üzerinde çıkıyor. Gıda fiyatları diğer ürünlerden daha fazla artış gösteriyor. Yüksek seyrettiği için de hileli gıdalar yani taklit ya da tağşiş (yasal olmayan maddeler ilave edilmiş) edilmiş gıdalar piyasada aldı başını gidiyor. O kadar çok ki Tarım ve Orman Bakanlığının sayfaları bu ürünler ve bunu yapan firmaların isimleri ile dolmuş durumda.

Bu arada ucuza satılan söz konusu gıdalar gıda enflasyonunu da genel enflasyonunu da düşürüyorlar. Bunlar olmazsa her iki enflasyon rakamları da daha yüksek çıkacak. Diğer yandan Türkiye’de asgari ücret yaygın ücret haline geldiği, emekli maaşları yerlerde süründüğü, memurlara da aşağıya doğru şişirilmiş TÜİK enflasyon rakamları üzerinden zam yapıldığı için oldukça önemli orandaki bir kitlenin bu gıdalara muhtaç olduklarını görüyoruz.

Kimler sorumlu?

Peki, yüksek gıda fiyatı oluşumunda kimler sorumlu? Sorumlular belli; köylüler, aracılar, gıda işleyen fabrikalar, esnaflar, zincir marketler. Politika uygulayıcıları değil, yani!

Üreticiler mi?

Nasıl yani? Şöyle düşünülüyor; köylüler doğru ürün üretmiyorlar hatta bazıları hiç üretmiyorlar. Halbuki köylüler yüksek maliyetler, düşük ürün fiyatları yüzünden para kazanamadıkları için üretmiyorlar. Yüksek maliyetler de yüksek enflasyon ve yüksek döviz kurları nedeniyle oluşuyorsa buna karşın ürün fiyatları o oranda artmıyorsa, sorarım size; bu politikalardan kim sorumlu, köylüler mi yoksa politika uygulayıcıları mı?

Fabrikalar, esnaf ve zincir marketler mi?

Diğer sorumlu kitle de yukarıda yazdığım gibi gıda üreten fabrikalar, gıda ürünleri satan küçük esnaf ve zincir marketler. Genel enflasyonunun yüksek çıktığı, elektrik, doğalgaz fiyatlarının devamlı arttığı dolayısıyla enerji maliyetinin yükseldiği, işçi ücretlerinin arttığı bu enflasyonist ortamda gıda fiyatlarının artması kadar doğal bir şey olamaz. Gıda fiyatlarını arttıran politikalar şu andaki siyasi otorite tarafından uygulanmıyor mu?

Aracılar mı?

Aracılara gelince; evet, ürünlerin tarla fiyatı ile market fiyatları arasındaki makas çok açık. Oran birçok ülkenin oranının çok üzerinde. Depolama maliyetleri, ulaşımda kullanılan mazot maliyetleri, ürün kayıpları bu alanda çalışan esnafa da zam yapma zorunluluğu getiriyor.

Peki, ne yapalım?

Bir kere üreticilerin ilçe bazlı kooperatifler şeklinde örgütlenmeleri yönünde politikalar uygulayalım ki hem maliyetler düşsün hem aracıların payı azalsın hem de güvenli gıda arzına neden olunsun.

Bunun yan sıra tek bir model etrafında tüketim kooperatifleri de kuralım ve aradaki zinciri kısaltalım ki tüketici hem güvenli hem ucuz gıda tüketsin.

Tarımda ve hayvancılıkta kullanılan girdileri kendimiz üretelim ve hayvan besleyelim ki bunları dolar veya avroyla ithal edip yurtdışındaki üretici ve aracılara milyar dolarlar kazandırmayalım.

Bu uğurda kamucu politikalar uygulayarak zamanında neoliberallerin özelleştirdikleri kurumları yeniden yaşama geçirelim ki Türkiye’nin cefakar üreticisi cebine para girsin.

Son olarak bilinçli bir şekilde uygulanan rantçı siyaseti değil üretimi finanse eden ekonomi politikalarına dönelim ki ülkenin insanları, doğası, hayvanları, ekolojisi, börtü böceği kazansın.

Öyle değil mi?

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Başa dön