gönderen Bilal ÖZDEMİR » Pzr Mar 08, 2026 9:28 am
Cumhuriyet Gazetesi
Emirhan Çoban 7.03.2026
Maden projeleri milli parklar için tehdit oluşturuyor: Kontrolsüz madenciliğin itirafı
Maden projeleri milli parklar için tehdit oluşturuyor: Kontrolsüz madenciliğin itirafı
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporunda dikkat çeken bir bilgi yer aldı. Raporun tehditler başlığı altında, “Madencilik, enerji, ulaşım ve yerleşim gibi faaliyetlerin korunan alanlar ve türler üzerindeki baskısının artması” ifadelerine yer verildi. Bu da kontrolsüz madenciliğin itirafı oldu. 2025 yılında, bin 115 maden ve petrol projesine ÇED onayı verildi.
TBMM’de milli parklarda özelleştirme öngören yasa teklifi görüşülüyor. Türkiye’nin doğal kalmayı başaran nadir bölgelerinden olan milli parklar, AKP tehlikesi altında kalıyor. Görüşmelerde yaşanan tartışmalar ve yasa teklifinin maddeleri üzerine eleştiriler sürerken Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporunda dikkat çeken bir bilgi yer aldı. Raporun tehditler başlığı altında, “Madencilik, enerji, ulaşım ve yerleşim gibi faaliyetlerin korunan alanlar ve türler üzerindeki baskısının artması” ifadelerine yer verildi. Bu da kontrolsüz madenciliğin itirafı oldu.
EN FAZLA MADEN PROJELERİNE ONAY ÇIKTI
Söz konusu başlığın doğrulaması ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın faaliyet raporunda yer alan bilgiden geldi. Rapora göre, ÇED sürecine onay verilen 3 bin 772 projenin bin 115’inin petrol ve madencilik faaliyeti olduğu kaydedildi. Böylelikle, geçtiğimiz yıl en çok maden ve petrol projelerine onay verilmiş oldu. Tehdit olarak yer verilen bir diğer bölüm olan enerji sektöründe ise 817 projeye ÇED onayı çıktı. Ulaşım-kıyı projelerinden ise 92’si onaylandı.
Bir yanda artan gübre fiyatları diğer yanda kredi batağı: Çiftçinin zor yılı
Güncellenme: 8.03.2026
Mustafa Çakır
Bir yanda artan gübre fiyatları diğer yanda kredi batağı: Çiftçinin zor yılı
Ortadoğu’daki savaş nedeniyle gübre fiyatları hızla artarken, çiftçinin kredi borcu da adeta patlamış durumda. Tarımda takipteki krediler bir yılda yüzde 314 oranında arttı.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta Hürmüz Boğazı kritik önemde. Boğaz petrolün yanı sıra gübre ticaretinde de büyük önem taşıyor. Dünyadaki gübre ticaretinin önemli bir bölümü buradan geçiyor. Savaş nedeniyle boğazdaki gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi nedeniyle gübre fiyatları artmış durumda. Üre gübre fiyatında küresel piyasada sadece iki gün içerisinde 60 dolarlık artış olduğuna dikkat çekiliyor. Küresel piyasadaki artış, Türkiye’deki gübre fiyatlarının da artmasına neden oldu. Bu da çiftçi için maliyet artışı anlamına geliyor.
‘ÇİFTÇİ FİNANSAL ÇIKMAZDA’
Diğer yandan tarımda takipteki kredilerde de büyük artış oldu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, tarım sektöründe hızla artan borç yüküne dikkat çekerek çiftçilerin finansal olarak büyük bir çıkmazın içine sürüklendiğini söyledi.
‘BORÇ BATAĞINA SAPLANIYOR’
Tarım kredileri ve takipteki alacaklara ilişkin verileri değerlendiren Bakırlıoğlu, “Çiftçi üretmeye çalışırken borç batağına saplanıyor. Rakamlar tarımda ciddi bir finansal krizin büyüdüğünü açıkça gösteriyor. Tarım sektöründe takipteki krediler yaklaşık yüzde 314 oranında arttı” dedi. Üreticinin en önemli finansman kaynaklarından biri olan Ziraat Bankası kredileri başta olmak üzere, artan faiz oranları ve hızla yükselen üretim maliyetlerinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını, tarımda finansman sorununun derinleştiğini ifade eden Bakırlıoğlu, şunları söyledi:
“Tarım sektöründe borçluluk ve takipteki kredi miktarındaki artış dikkat çekiyor. Ocak 2026 itibarıyla tarım sektöründe nakdi kredilerin toplamı 1 trilyon 253 milyar TL’ye ulaştı. 2025 yılının aynı döneminde bu rakam 893 milyar TL seviyesindeydi. Böylece tarım sektöründeki kredi hacmi bir yılda yaklaşık yüzde 40 oranında artış gösterdi. Ancak asıl çarpıcı tablo takipteki kredilerde ortaya çıktı. 2025 yılı ocak ayında tarım sektöründe takipteki kredilerin toplam tutarı 4.1 milyar TL iken, 2026 yılı ocak ayında bu rakam 17 milyar TL’ye yükseldi. Yani takipteki kredilerdeki artış oranı yaklaşık yüzde 314 oranında arttı. Bu artış, üreticinin borç ödeme kapasitesindeki zayıflamaya işaret ediyor.”
‘SATIŞ İLANLARI ARTIYOR’
Özellikle son dönemde icra, tarla ve ekipman satış ilanlarında gözle görülür bir artış yaşandığına işaret eden Bakırlıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu durum, tarım sektöründe borç krizinin derinleştiğini ve üreticinin finansal açıdan ciddi bir baskı altında olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Artan kredi hacmi ilk bakışta sektöre finansman sağlandığı izlenimi verse de, takipteki alacaklardaki hızlı yükseliş tarımda sürdürülebilirliğin risk altında olduğunu gösteriyor. Çiftçi artık borcunu çeviremiyor. Üretici borçla üretim yapıyor ama kazandığı gelir borcunu ödemeye yetmiyor. Üreticinin borç yükü hafifletilmeden, düşük faizli ve sürdürülebilir finansman modelleri oluşturulmadan bu sorun çözülemez. Çiftçi üretimden koparsa bunun bedelini yalnızca üretici değil, tüm yurttaşlarımız ödeyecektir.”
Cumhuriyet Gazetesi
Emirhan Çoban 7.03.2026
Maden projeleri milli parklar için tehdit oluşturuyor: Kontrolsüz madenciliğin itirafı
Maden projeleri milli parklar için tehdit oluşturuyor: Kontrolsüz madenciliğin itirafı
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporunda dikkat çeken bir bilgi yer aldı. Raporun tehditler başlığı altında, “Madencilik, enerji, ulaşım ve yerleşim gibi faaliyetlerin korunan alanlar ve türler üzerindeki baskısının artması” ifadelerine yer verildi. Bu da kontrolsüz madenciliğin itirafı oldu. 2025 yılında, bin 115 maden ve petrol projesine ÇED onayı verildi.
TBMM’de milli parklarda özelleştirme öngören yasa teklifi görüşülüyor. Türkiye’nin doğal kalmayı başaran nadir bölgelerinden olan milli parklar, AKP tehlikesi altında kalıyor. Görüşmelerde yaşanan tartışmalar ve yasa teklifinin maddeleri üzerine eleştiriler sürerken Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporunda dikkat çeken bir bilgi yer aldı. Raporun tehditler başlığı altında, “Madencilik, enerji, ulaşım ve yerleşim gibi faaliyetlerin korunan alanlar ve türler üzerindeki baskısının artması” ifadelerine yer verildi. Bu da kontrolsüz madenciliğin itirafı oldu.
EN FAZLA MADEN PROJELERİNE ONAY ÇIKTI
Söz konusu başlığın doğrulaması ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın faaliyet raporunda yer alan bilgiden geldi. Rapora göre, ÇED sürecine onay verilen 3 bin 772 projenin bin 115’inin petrol ve madencilik faaliyeti olduğu kaydedildi. Böylelikle, geçtiğimiz yıl en çok maden ve petrol projelerine onay verilmiş oldu. Tehdit olarak yer verilen bir diğer bölüm olan enerji sektöründe ise 817 projeye ÇED onayı çıktı. Ulaşım-kıyı projelerinden ise 92’si onaylandı.
Bir yanda artan gübre fiyatları diğer yanda kredi batağı: Çiftçinin zor yılı
Güncellenme: 8.03.2026
Mustafa Çakır
Bir yanda artan gübre fiyatları diğer yanda kredi batağı: Çiftçinin zor yılı
Ortadoğu’daki savaş nedeniyle gübre fiyatları hızla artarken, çiftçinin kredi borcu da adeta patlamış durumda. Tarımda takipteki krediler bir yılda yüzde 314 oranında arttı.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta Hürmüz Boğazı kritik önemde. Boğaz petrolün yanı sıra gübre ticaretinde de büyük önem taşıyor. Dünyadaki gübre ticaretinin önemli bir bölümü buradan geçiyor. Savaş nedeniyle boğazdaki gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi nedeniyle gübre fiyatları artmış durumda. Üre gübre fiyatında küresel piyasada sadece iki gün içerisinde 60 dolarlık artış olduğuna dikkat çekiliyor. Küresel piyasadaki artış, Türkiye’deki gübre fiyatlarının da artmasına neden oldu. Bu da çiftçi için maliyet artışı anlamına geliyor.
‘ÇİFTÇİ FİNANSAL ÇIKMAZDA’
Diğer yandan tarımda takipteki kredilerde de büyük artış oldu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, tarım sektöründe hızla artan borç yüküne dikkat çekerek çiftçilerin finansal olarak büyük bir çıkmazın içine sürüklendiğini söyledi.
‘BORÇ BATAĞINA SAPLANIYOR’
Tarım kredileri ve takipteki alacaklara ilişkin verileri değerlendiren Bakırlıoğlu, “Çiftçi üretmeye çalışırken borç batağına saplanıyor. Rakamlar tarımda ciddi bir finansal krizin büyüdüğünü açıkça gösteriyor. Tarım sektöründe takipteki krediler yaklaşık yüzde 314 oranında arttı” dedi. Üreticinin en önemli finansman kaynaklarından biri olan Ziraat Bankası kredileri başta olmak üzere, artan faiz oranları ve hızla yükselen üretim maliyetlerinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını, tarımda finansman sorununun derinleştiğini ifade eden Bakırlıoğlu, şunları söyledi:
“Tarım sektöründe borçluluk ve takipteki kredi miktarındaki artış dikkat çekiyor. Ocak 2026 itibarıyla tarım sektöründe nakdi kredilerin toplamı 1 trilyon 253 milyar TL’ye ulaştı. 2025 yılının aynı döneminde bu rakam 893 milyar TL seviyesindeydi. Böylece tarım sektöründeki kredi hacmi bir yılda yaklaşık yüzde 40 oranında artış gösterdi. Ancak asıl çarpıcı tablo takipteki kredilerde ortaya çıktı. 2025 yılı ocak ayında tarım sektöründe takipteki kredilerin toplam tutarı 4.1 milyar TL iken, 2026 yılı ocak ayında bu rakam 17 milyar TL’ye yükseldi. Yani takipteki kredilerdeki artış oranı yaklaşık yüzde 314 oranında arttı. Bu artış, üreticinin borç ödeme kapasitesindeki zayıflamaya işaret ediyor.”
‘SATIŞ İLANLARI ARTIYOR’
Özellikle son dönemde icra, tarla ve ekipman satış ilanlarında gözle görülür bir artış yaşandığına işaret eden Bakırlıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu durum, tarım sektöründe borç krizinin derinleştiğini ve üreticinin finansal açıdan ciddi bir baskı altında olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Artan kredi hacmi ilk bakışta sektöre finansman sağlandığı izlenimi verse de, takipteki alacaklardaki hızlı yükseliş tarımda sürdürülebilirliğin risk altında olduğunu gösteriyor. Çiftçi artık borcunu çeviremiyor. Üretici borçla üretim yapıyor ama kazandığı gelir borcunu ödemeye yetmiyor. Üreticinin borç yükü hafifletilmeden, düşük faizli ve sürdürülebilir finansman modelleri oluşturulmadan bu sorun çözülemez. Çiftçi üretimden koparsa bunun bedelini yalnızca üretici değil, tüm yurttaşlarımız ödeyecektir.”