Meşe Derneği: Murat nehri büyük tehlike altında
Gönderilme zamanı: Cmt Şub 14, 2026 9:14 pm
Meşe Derneği: Murat nehri büyük tehlike altında
Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, Murat Nehri havzasında siyanürlü madencilik faaliyetleri, arıtılmamış evsel atıklar ve kontrolsüz deşarjlar nedeniyle ciddi çevre ve halk sağlığı riski oluştuğunu belirtti.
Aytemiş, yaptığı açıklamada, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en önemli su kaynaklarından biri olan Murat Nehri’nin çok boyutlu bir kirlilik baskısı altında olduğunu ifade etti.
Murat Nehri havzasında yürütülen siyanürle altın madenciliği faaliyetlerinin en yüksek risk unsuru olduğunu vurgulayan Aytemiş, ÇED raporlarında yer alan verilere göre bu faaliyetlerin milyonlarca metreküp suyun kirlenmesine yol açabileceğini kaydetti. Olası bir sızıntı, taşkın ya da set yıkılması durumunda geri dönüşü olmayan sonuçlar doğabileceğine dikkati çekti.
Arıtılmadan nehre bırakılan kanalizasyon suları, fosseptik atıkları ve evsel kimyasalların da kirliliği artırdığını belirten Aytemiş, bu durumun nehir ekosistemini olumsuz etkilediğini, tarım alanları ve içme suyu kaynakları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Ağrı’nın Diyadin ilçesindeki kaplıca sularının arıtılmadan Murat Nehri’ne verilmesi ile balık yetiştiriciliği faaliyetlerinin de nehirdeki kimyasal ve biyolojik yükü artırdığını aktaran Aytemiş, su kalitesinde bozulma yaşandığını belirtti.
Murat Nehri’nin Fırat Havzası’nın ana kollarından biri olduğuna işaret eden Aytemiş, buradaki kirliliğin yalnızca Ağrı ve Muş’u değil, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun geniş bir bölümünü etkileyecek nitelikte olduğunu kaydetti.
Aytemiş, açıklamasında yetkililere çağrıda bulunarak, Murat Nehri havzasında atık su arıtma tesislerinin kurulmasını, kanalizasyon ve fosseptik denetimlerinin artırılmasını, çevre mevzuatının eksiksiz uygulanmasını ve siyanürlü altın madenciliği faaliyetlerinin durdurulmasını talep etti.
Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, Murat Nehri havzasında siyanürlü madencilik faaliyetleri, arıtılmamış evsel atıklar ve kontrolsüz deşarjlar nedeniyle ciddi çevre ve halk sağlığı riski oluştuğunu belirtti.
Aytemiş, yaptığı açıklamada, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en önemli su kaynaklarından biri olan Murat Nehri’nin çok boyutlu bir kirlilik baskısı altında olduğunu ifade etti.
Murat Nehri havzasında yürütülen siyanürle altın madenciliği faaliyetlerinin en yüksek risk unsuru olduğunu vurgulayan Aytemiş, ÇED raporlarında yer alan verilere göre bu faaliyetlerin milyonlarca metreküp suyun kirlenmesine yol açabileceğini kaydetti. Olası bir sızıntı, taşkın ya da set yıkılması durumunda geri dönüşü olmayan sonuçlar doğabileceğine dikkati çekti.
Arıtılmadan nehre bırakılan kanalizasyon suları, fosseptik atıkları ve evsel kimyasalların da kirliliği artırdığını belirten Aytemiş, bu durumun nehir ekosistemini olumsuz etkilediğini, tarım alanları ve içme suyu kaynakları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Ağrı’nın Diyadin ilçesindeki kaplıca sularının arıtılmadan Murat Nehri’ne verilmesi ile balık yetiştiriciliği faaliyetlerinin de nehirdeki kimyasal ve biyolojik yükü artırdığını aktaran Aytemiş, su kalitesinde bozulma yaşandığını belirtti.
Murat Nehri’nin Fırat Havzası’nın ana kollarından biri olduğuna işaret eden Aytemiş, buradaki kirliliğin yalnızca Ağrı ve Muş’u değil, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun geniş bir bölümünü etkileyecek nitelikte olduğunu kaydetti.
Aytemiş, açıklamasında yetkililere çağrıda bulunarak, Murat Nehri havzasında atık su arıtma tesislerinin kurulmasını, kanalizasyon ve fosseptik denetimlerinin artırılmasını, çevre mevzuatının eksiksiz uygulanmasını ve siyanürlü altın madenciliği faaliyetlerinin durdurulmasını talep etti.