Earth nature field

İhracatta Çöküş Sessizce Geliyor. Çıkış Yolu Nerede?

Tarım ürünlerinin küresel düzeydeki alım satım dinamikleri ve düzenlemelerini kapsar.İhracat ve İthalat,Ticaret Anlaşmaları,Gıda Standartları ve Sertifikasyon gb.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Bilal ÖZDEMİR
Mesajlar: 29
https://pl.pinterest.com/kuchnie_na_wymiar_warszawa/
Kayıt: Cmt Kas 08, 2025 11:17 pm
Konum: İzmir/Urla
İletişim:

İhracatta Çöküş Sessizce Geliyor. Çıkış Yolu Nerede?

Mesaj gönderen Bilal ÖZDEMİR »

İhracatta Çöküş Sessizce Geliyor. Çıkış Yolu Nerede?
Yazarın fotoğrafı: Nilay Ateşoğulları
Nilay Ateşoğulları

2 dakikada okunur

Türkiye uzun yıllar ihracatı bir başarı hikayesi olarak anlattı. Rakamlar büyüdü, tonaj arttı, konteynerler doldu. Ancak bugün yüksek sesle konuşulmayan, ama sahada herkesin hissettiği bir gerçek var: İhracatta çöküş sessizce geliyor.


Bu çöküş bir anda olmadı. Ne bir kriz manşetiyle duyuruldu ne de tek bir sektörle sınırlı kaldı. Doğal taştan mobilyaya, tarımdan gıdaya kadar aynı tablo karşımızda: Türkiye pahalı, dağınık ve öngörülemez algılanıyor.


Ham madde bizden, katma değer başkasından

Doğal taş bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Mermer, traverten, oniks Türkiye’den çıkıyor; blok olarak Çin’e gidiyor. Çin bu taşı işliyor, ölçülüyor, yüzeyini hazırlıyor, tasarım ekliyor, paketliyor ve ardından Avrupa pazarına Türkiye’den daha ucuza sokuyor.

Aynı tabloyu başka alanlarda da görüyoruz:

Mobilyada hammaddeler pahalı, üretim maliyeti yüksek

Gıdada ürün var ama standart yok

Tarımda rekolte var ama izlenebilirlik yok

Sonuç değişmiyor:

Türkiye ham maddeci kalıyor, katma değeri başkaları alıyor.


“Pahalıyız” demek yetmez, neden pahalıyız?

Sorun ücretler değil.Sorun çalışmamak hiç değil.

Sorun yanlış üretim ve ihracat modeli.

Enerji pahalı

Finansman pahalı

Girdiler dövize bağlı

Üretici küçük ve yalnız

Bu yapı ile:

Çin’le fiyat rekabeti yapılamaz

Avrupa’yla kalite ve güven rekabeti sürdürülemez

Türkiye iki lig arasında sıkışmış durumda.


Tarımda ihracat neden kapıdan dönüyor?

Avrupa’dan geri dönen tarım ürünleri tesadüf değil. Pestisit sorunu “çiftçinin hatası” değil, sistemin eksikliği.

Çiftçi tarlada yeterince yönlendirilmiyor

İlaç kullanımı üretim aşamasında denetlenmiyor

Kontrol, ürün ihracat kapısına geldiğinde yapılıyor

Avrupa tarlada denetliyor, biz konteynerde.Bu yüzden en ucuz ürün bile güven vermediği anda geri dönüyor.


Mobilyada da aynı sessiz daralma

Mobilya sektörü yıllarca orta kalite–uygun fiyat modeliyle büyüdü. Bugün ise:

Çin daha ucuz

Doğu Avrupa daha avantajlı

İtalya daha markalı


Türkiye yine arada kaldı.

Seri üretimle ihracat dönemi kapandı. Katalog, liste fiyat ve “FOB teslim” anlayışı bugünün dünyasında artık yeterli değil.


Peki çıkış yolu nerede?

Çözüm var, ama alışkanlıkları terk etmeyi gerektiriyor.


Birincisi: Kitlesel ihracat anlayışı bitmiştir.Türkiye daha az ürünü, daha az pazara, daha yüksek standartla satmalıdır.


İkincisi: Ürün değil, çözüm satılmalıdır.Doğal taşta blok değil proje; mobilyada parça değil mekan; tarımda ürün değil izlenebilir üretim modeli satılmalıdır.


Üçüncüsü: Küçük üretici yalnız bırakılmamalıdır.Kooperatifler, konsorsiyumlar, ortak lojistik ve ortak pazarlama olmadan bu maliyet yapısıyla ayakta kalmak mümkün değildir.


Dördüncüsü: Tarımda sözleşmeli ve kontrollü üretim zorunluluktur. Az sayıda doğru üretici, net ilaç listesi, dijital kayıt ve planlı hasat olmadan Avrupa pazarı kalıcı şekilde açılamaz.



Türkiye üretim yapamıyor değil.Türkiye doğru sistemi kuramıyor.


İhracat sadece mal göndermek değildir.Güven göndermektir.Standart göndermektir.Süreklilik göndermektir.

Bu sağlanmadıkça ihracattaki çöküş sessizce devam eder.

Ve bir gün fark edildiğinde, çok geç olabilir.
28.12.2025
Nilay Ateşogulları
Doğanın Var Olma Mücadelesine Katkıda Bulunmaya Geldim
Cevapla

“ULUSLARARASI TARIM TİCARETİ” sayfasına dön