Isparta’da yürütülen bilimsel çalışma, tıbbi sülük yetiştiriciliğinde verimliliği artıran yeni bir besleme modelini ortaya koydu.
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen araştırmaya göre, keçi kanı kullanımı, yaygın olarak tercih edilen sığır kanına kıyasla daha yüksek büyüme performansı ve daha sağlıklı üretim sonuçları sağlıyor.
Türkiye’de geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına yönelik yasal düzenlemeler sonrası, göllerden toplanan sülüklerin kullanımı sınırlandırıldı ve üretim çiftlikleri ön plana çıktı.
Bu gelişme, tıbbi sülük yetiştiriciliğini kontrolsüz toplama modelinden çıkararak kurumsal üretim ve biyogüvenlik temelli bir sektöre dönüştürdü.
Üretimde en kritik başlık ise: besleme protokolü.
TÜBİTAK destekli proje kapsamında farklı hayvan kanları eş zamanlı analiz edildi.
Elde edilen bulgulara göre:
Keçi kanı, pıhtılaşmayı önlemek için ek kimyasal gerektirmemesi nedeniyle daha doğal ve sürdürülebilir bir üretim modeli sunuyor.
Çalışma, alanın saygın yayınlarından biri olan Aquaculture International dergisinde yayımlanarak dünya literatürüne kazandırıldı.
Bu yayın, Türkiye’nin yalnızca üretimde değil, bilimsel bilgi üretiminde de referans ülke olma potansiyelini gösteriyor.
Teke Yöresi’nin güçlü keçi varlığı düşünüldüğünde, bu bulgu yalnızca akademik bir başarı değil; bölgesel kalkınma için stratejik bir fırsat anlamına geliyor.
Keçi yetiştiriciliği + biyoteknolojik su ürünleri üretimi entegrasyonu;
Katma değerli yan ürün ekonomisi
Kırsal gelir çeşitliliği
İhracata yönelik niş sağlık pazarı
oluşturma potansiyeli taşıyor.
Bu gelişme, üç önemli başlığa işaret ediyor:
Tıbbi sülük yetiştiriciliği; doğru regülasyon, bilimsel destek ve sürdürülebilir besleme modeliyle Türkiye için yüksek marjlı, uzmanlaşmış bir ihracat alanına dönüşebilir.

